ROBOSKİ MÜZESİ

EŞDEĞER ÖDÜL

Roboski Müzesi ve Anma Yeri Mimari Tasarım Yarışması Eşdeğer Ödül

28 Aralık 2011

Saat: 18.39

” Sıradan bir gün bizim için.. Hava herzamanki gibi soğuk.. Her zamanki gibi zorluklarla dolu bir yol… Katırlarımızda bir miktar mazot ve birkaç karton sigara  ile dönüş yolundayız. Sizler bizim hergün tekrarlanan bu serüvenimizi kaçakçılık diye biliyorsunuz. Oysaki bizim için hayatta kalma, yaşam mücadelesi…

Sizden çok farklı değiliz bizler de… Hergünün sonunda kavuşmayı beklediğimiz bir ailemiz , bir evimiz var bizlerin de … Ve yakında evimizde olacağız yeniden… ”

Saat: 21:37

” Sıradan bir dönüş yolculuğu olduğunu daha önceden  de söylemiştim. Yine gökyüzünde uçaklar, yine gecenin sessizliğine inat haykıran ölüm makinaları…

Herzamanki gibi üzerimizden geçip gidecekler sanıyoruz.  Ama bu kez bir aksilik var. Birden gökyüzü aydınlanıyor. Korkuyoruz.. Kimimiz katırların ardıda saklanıyor… Kimimiz kaçmaya çalışıyor…  Bombalar üzerimize yağıyor… Durmadan aman vermeden… Sonra seslerimiz karışıyor.. Çığlıklarımız..

Saat: 22:24

” Sessizlik… Saniyelerce dakikalarca saatlerce sessizlik… Gökyüzü şimdi daha karanlık. Karanlığın ardında tam 34 yıldızız… Çoğumuzsa daha henüz çocuk…

“Roboskî Müzesi Projesi, alçakgönüllü bir şiir olmalıdır.”

” Müze, değeri olan bir şeyi saklamak ve aynı zamanda anlamını paylaşarak çoğaltmak, yaygınlaştırmakiçindir. Roboskî Müzesi insanlık dışı bir katliamda yitirilmiş yaşamların değerini saklamak ve onlar uğruna verilen adalet mücadelesini paylaşmak ve çoğaltmak için planlanmıştır. Bu müze katliamın yarattığı derin acıya ve öfkeye rağmen, bir arada ve kardeşçe yaşayabilmenin mümkün olduğunu hatırlamak ve hatırlatmak için yitirilen canların hatıralarına sahip çıkılacağı yer olacaktır. Roboskî Müzesi, bu anlamıyla simgesel bir yapıdır.”

Tevazu

Roboski Müzesi ana tasarım yaklaşımı oluşturulurken “tevazu”  kavramı irdelenmiştir. Bu doğrultuda oluşturulan müze, bulunduğu doğal çevrede kaybolan ve yaklaştıkça ziyaretçilerine kapısını aralayan bir kayıp müze hüvviyetindedir.

Yapı, arazinin dik eğimine oturan ve ziyaretçilerine olay anını hissettirmeyi amaçlayan bir anı müze niteliği taşımaktadır. Bu doğrultuda müze ana yaklaşımı, bir tünel yardımıyla tören alanına bağlanmaktadır. Dış ve iç kavramlarının sorgulandığı anı müze, ziyaretçilerine dış olarak nötr bir duruluk sunmaktayken, tören alanına ulaştıklarında tasarlanan heykel duvar yardımı ile karmaşık bir ortam hissi öne çıkarılmaktadır. Tören alanındaki bu kaotik ritim, katliam anındaki hislerin,  ziyaretçi zihnindeki iz düşümlerini simgeler niteliktedir.

Ziyaretçileri giriş tüneli ile içeriye taşıyan anı müze, tören alanı ile oluşturduğu zihinsel ikilemi, üst kotlara doğru uzanan rampa sergi ile durulaştırarak kullanıcıları mezarlığa doğru yönlendirmektedir.

Oluşturulan mimari kurgu, ziyaretçilere olay anını ve sonrasını hissettirmeyi amaçlayan bir güzergah olarak nitelendirilebileceği gibi, sade ve net yaklaşımı ile yere ait olma kavramını sorgular niteliktedir.

Roboski Müzesi girişi, her iki yanında yalın haliyle kullanılmış birbirine paralel istinat duvarları ile oluşturulur. Tevazu ve yalın ifade imgesiyle vurgulanan giriş, kullanıcıyı yapının sunacağı sürpriz mekanlara da hazırlar. Tören alanı dahilinde, kullanıcıyı mevzu bahis olayın simülasyonu şeklinde etkileme çabası güden dikmeler, giriş güzergahında giderek kendini belli eder. Belli bir süre sonra, kullanıcı artık tören alanındadır. Kendi hikayesini kendisinin kurgulayabileceği kadar verisiz, bir o kadar da mevzu bahis olay için referans verecek girdilerle zengindir.

İlgili boşluk, mevcut iklim şartları karşısında korumasız bırakılarak kullanıcının fiziki ya da sanal arayüz olmadan olaylarla yüzleşmesi sağlanır. Tek malzeme, tek geometrik hareket ile dokunan mekan dahilinde sürpriz sayılabilecek geçişlerle kullanıcının rampa yörüngesine doğru katılımı sağlanır. İlgili rampa, sirkülasyon gibi asal görevi dışında aynı zamanda sergi alanıdır da… Medyatek ve orjinal nesnelerin sergilenebileceği, bu amaçla gerekli ergonominin dikkate alındığı rampa kurgusu, kullanıcıyı girişten mezar alanına kadar taşır. Söz konusu rampada kullanıcının gerekli ve yeter ergonomik şartlar doğrultusunda rahatlıkla sirküle olabileceği % 8 eğim verisi kullanılmıştır. Dış mekanda olduğu gibi iç mekanda da kullanılan malzeme yalın halleriyle bırakılmıştır.

Tören alanı ve çevresini saran betonarme perde duvar, yaklaşık 40 cm kalınlığında, mimari kurguyu ve etkiyi de yansıtacak şekilde boyutlandırılmıştır. Giderek yükselerek ilerleyen rampa ise, altı blokaj dolgu ile uygulanarak gereksiz hafriyattan kaçınılmıştır. Isı köprülerinin oluşumunu engellemek amacı ile, betonarme cidarın her iki yanı, sistem kesiti detayından da görüleceği üzere gerekli izolasyon ve yalıtım katmanlarıyla kaplanmıştır. Bu esnada, zaman zaman betonarme perde dahilinde çift cidar kullanımına gidilerek kullanıcının göz temasının yalın malzeme ile kurulmasına dikkat edilmiştir.

Mevcut iklim koşulları karşısında, asal fonksiyonun yanı sıra, yardımcı fonksiyonlardan sayılabilecek ofis, mescit, tuvalet gibi mekanlar ise toprak altında kurgulanarak gerekli yapı fiziği koşulları korunmuştur. Bu sayede, ısı kaybı minimuma indirgenmiştir.

Tören alanında, kullanıcının fiziken etkileşime girdiği ve mevzu bahis olaylar hakkında refere simülasyonu kendi zihninde canlandırabildiği dikmeler, yapısal anlamda süreç içerisinde niteliği değişebilecek malzemeden seçilmiş; “korten” kullanılmıştır. Bu sayede, zaman geçtikçe unutulmayacak, her daim hatırlanacak mevzu bahis olayın yapısal anlamda da olgunlaşması direkt gözlemlenebilecektir.