Eskisehir Metorik Boşluk

“Boşluklar, insanların kullanım haklarının olduğu ‘dayanışmacı’ yerlerdir.”

Lefebvre

Antik kentlerden günümüze değin toplumlarda ,kentsel boşluklara ihtiyaç olmuştur. Kentlinin yaşam kalitesini belirleyen ilgili kentin sahip olduğu boşluklardır. Antik kentlerde kentsel boşluklar ; kentin çekirdeğini oluşturur, toplumsal ve sosyal yönden çok önemli fonksiyonları yerine getirir ve dönemin önemli olaylarına sahne olarak ‘kent merkezi’ olurlar. Bu özelliklerinden dolayı, kent o boşlukları merkez alıp radyal olarak büyürken , günümüzde plansız biçimde büyümüş ve bu yönde büyümeye devam eden kentlerimizde nefes alacak boşluklar günümüz tasarım problemlerinden birini oluşturur.

Kentsel boşluklar Greklerde ‘Agora’, Roma’da ‘Forum’ adıyla karşımıza çıkar.Günümüzde ise Sosyal yaşamın merkezi olan  ‘Kamusal Alan’ lar kentlinin monoblok yapılar içerisindeki yaşantısında zorunlu bir ihtiyaç haline gelir.

Kentsel boşluklar, bulunduğu kent ve tarihte yaşanmış önemli olaylarla özdeşleşmiştir. Kentlere, kimliğini kazandıran bu boşluklardır. Son dönemde yaşanan siyasal olaylar sırasında da toplum, boşluklarının işgal edilmesine izin vermemiş olup toplanma alanlarını forum olarak adlandırmışlardır.Tepkilerini veya sevinçlerini birlikte yaşamak için ihtiyaçları olan kentsel boşluk gereksinimlerinin ellerinden alınma riski durumunu, yine aynı boşlukta direnerek geri kazanmışlardır. Her bir zaman diliminde, ismi değişse de kentsel boşlukların zorunlu ihtiyaç olduğu değiştirilemez bir gerçektir. O dönemde; kentlilerin kimi zaman bir toplanma alanı, kimi zaman pazar alanı ya da gösteri alanı olarak kullandığı aynı zamanda iş ve politik yaşamın merkezi olan ‘forum’larda her türlü yaşamsal ve kültürel etkinlikler sürdürülür. Amfi tiyatrolar,stadyum ve jimnazyumlar agoralarla bütünleşik haldedir ve kent merkezindedir. Günümüzde ise bir geri dönüş olarak, eski stad alanları kent merkezlerine ve kentsel boşluklara dönüşmelidir. Kentsel boşluklar insanları bir araya getirir, kendine çeker…

-Lefebvre’ nin de vurguladığı gibi boşluklar, insanların kullanım haklarının olduğu ‘dayanışmacı’ yerlerdir.

– Fauole ise ,kentsel boşluklar olan  meydanları tasarlanmış çevreyle tanımlanmış boş mekanlar olarak tarif eder ve bir yerin meydan olarak tanımlanabilmesi için öncelikli olarak yayalaştırılması gerektiğini ifade eder. Bir meydanın tasarlanmasındaki temel kriter o meydanın yapıldığı yerin niteliğini arttırmasıdır.

-Kevin Lynch’e göre ise meydanlar, kentsel mekanlarda oluşturulmuş yoğun aktivite odaklarıdır.İnsan gruplarını etkileyecek ve buluşmaları kolaylaştıracak özellikler taşır. Bu bağlamda işlevselleştirilen kentsel boşluklar; o noktada bir katalizör görevi görecek, kentlinin de katılımıyla yaşayan bir mekan haline gelecektir.

Mekanların kullanım veya değişim değeri üzerinden para kazanmayan , kentte sermaye veya mülk sahibi olmayan bireylerin; kent ve mekanlar üzerinde söz hakkını kaybetmesi gibi bir durum mümkün değildir. Bu sebeple stadyum; sadece bileti olan bireylerin içene dahil olabilme işlevini terk edip, her kesimden bir çok bireyin içinde bulanabileceği bir ‘çekim merkezine’ dönüştürülmüştür. Uzak bir mesafeden bile algılanabilen her türlü yaş, cinsiyet ve etnik özelliklere hitap eden ortak kullanım mekanıdır. Öğle tatili yapanları, açık kafeleri, gelip geçenleri, konserleri, sanatsal gösterileri, sergileri veya mitingleri ağırlayabilecek kadar esnek bir mekandır.

Stadyumun zemini, BOŞLUK olarak tanımlanarak, açık hava festivalleri ya da çeşitli etkinliklerin sergileneceği bir ‘toplanma alanı’na dönüşmektedir. Forma saplanan platform ve hacimlere çeşitli işlevler yüklenerek, boşluğun kullanım değeri zenginleştirilmiştir. Bu Boşluk artık ‘Kentin kalbi’ olacaktır.

Oluşturulan yeni formun amorf yapısı var olduğu fiziksel ve kültürel referanslarıyla; Eski hava hastanesi ve Eski teknik liseyle yayılımı, yönelimi ve biçimi itibariyle ilişki kurmaktadır. Amorf yapının yükseltisi Mustafa Kemal Atatürk caddesine sırtını dönüp alandaki ‘iç-dış’ ilişkisini vurgularken, aynı zamanda formu itibariyle Öğretmenler caddesinden gelen yoğun yaya aksını içeriye davet eder. Oluşturulan strüktürün üst tarafı oturma birimi olarak kullanılırken; alt tarafı  çeşitli zaman dilimlerinde kermes, sergi ,pazar alanı,taraftar toplanma alanı gibi  işlevlere ev sahipliği yapar. Yarışma alanının kuzeydoğusunda ticaret alanları yerleşimi bulunurken, güneybatısında konutların yerleşimi bulunmaktadır. Eski hava hastanesi ve Eski teknik lisenin bulunduğu lineer aksın varlığı korunarak , bu aks alanın geçirgenliğini besleyen güçlü bir etken haline gelmiştir.

ZON1 – Stadyumun kentsel bellekteki etkisi |  Üzerinde ESES yazısının bulunduğu tribün, eski adıyla Ayder tribünü, inşaa edildiği yılda ahşaptandır. Daha sonra 1983 yılında büyütme ve genişleme çalışması yapılmıştır. 1965 yılından bu yana ‘ES ES ES Kİ Kİ Kİ ESKİ ESKİ ES!’ sesleriyle inleyen, Eskişehirspor’un ruhuna ruh katan,  Kırmızı Şimşeklerin mabedi, Eskişehir Atatürk Stadyumu’nun kentsel bellekteki etkisi yadsınamaz büyüklüktedir.  Oluşturulan yeni formda; tribünün izleri grid üzerinde yükseltilerek, stadın kentsel bellekteki güçlü imgesini hissettirmek hedeflenmiştir.

ZON2 – Öğretmenler Caddesi’ni  yayalaştırma |  Kentin kalbi dediğimiz tasarlanan kamusal boşluğu , ona bağlanan cadde ve sokaklar besler. Fiziksel özelliğinin yanında sosyal ve kültürel fonksiyonların da  yer aldığı kentsel mekan olarak cadde ve sokaklar, kullanıcı yoğunluğu ve kullanım niteliği açısından kamusallığı besleyebildiği gibi tam zıttı durumlara da yol açabilir. Öğretmenler caddesi üzerinde mevcutta tramvay yolu ve çift şeritli araç yolu bulunmaktadır. Mevcuttaki bu aksı yayalaştırarak, alanda oluşturulan çekim merkezinin, ‘yerçekimi kuvveti’ne dönüşümü hedeflenmiştir. Aynı zamanda yayalaştırılan bu aks,verili alanın kuzeyinde daha önceden yayalaştırılmış bölgenin devamı niteliğinde işlev kazandırılarak tasarlanan alanla iletişim kurup alanı besleyen bir kentsel mekana dönüşecektir. Öğretmenler caddesindeki araç yoğunluğu ise Kıbrıs şehitleri Caddesi’ne yönlendirilmiştir. Oluşturulan formun uzantıları Öğretmenler caddesine dokunarak ‘bienal ve fuar alanını’da içine katar.

ZON3  – Hava hastanesi  ve mevcuttaki  yeşil dokusu |  Hava hastanesinin tescillenmesi planlanan kısımları korunarak,  ‘Sürekli Eğitim Merkezi’ ne dönüştürülüp  eğitim alanında işlevlendirilmiştir. Mevcuttaki yeşil doku korunmuştur.

ZON4  – Teknik  Lise dönüşümü |  Teknik Lisenin tescilli kısımları korunarak , ‘Bienal ve Fuar’ binasına  dönüştürülmüştür.Tescilli binanın uzantıları sergi holü olarak işlevlendirilmiştir.Tescilli olmayan kısımları yıkılarak, bu alan açık sergi alanı olarak fonksiyon kazandırılmıştır.