Düzce Üniversitesi Yerleşkesi

KONUM

Düzce Üniversitesi Konuralp Yerleşkesi, Ankara ve İstanbul gibi iki önemli merkezi birbirine bağlayan D-100 karayolu güzergahı üzerinde bulunan Düzce ilinin 8 km. kuzeyinde, Akçakoca-Zonguldak yolu üzerinde konumlanmaktadır.

Konuralp Yerleşkesi içinde kuzeyde 30 ha. orman alanı, batıda sağlık birimlerinin bulunduğu sağlık adası, güneyde spor alanları, merkezde rektörlük ve eğitim birimleri ile sosyal tesisler ve doğuda henüz yapılaşma kararı getirilmemiş 60 ha. toprak/fundalık alan bulunmaktadır. Yerleşkenin güneydoğusunda Kredi Yurtlar Kurumuna ait yurt binaları bulunmaktadır.

MEVCUT DURUM
Düzce Üniversitesi Konuralp Yerleşkesi mevcut yapılaşma stratejileri incelendiğinde, yapılar arası ilişkilerin yetersizliği , arazi eğiminin getirdiği potansiyellerin kullanılamaması, kullanıcıların kullanımına yön verecek olan açık ve yarı açık mekan kurugularındaki yetersizlikler göze çarpmaktadır. Ek olarak kampüs alanının sahip olduğu habitat alanının yaşantıya dahil edilememesi bir başka eksiklik olarak öne çıkmaktadır. Bunun yanında öğrencilerin takip edebileceği ve akademik / sosyal birim ayrımını yapan seperatör bir elemanın olmayışı da yapı hiyerarşisini karmaşık hale getirmektedir.

ÇEVRESEL VERİLER

İklimsel ve coğrafi veriler doğrultusunda, ilgili yerleşkeye referans olabilecek girdilere sahip Safranbolu gibi kent yapılaşmaları da, oluşturulacak olan gelişim planına için ışık tutma potansiyeline sahiptir. Bu noktada Safranbolu kent verileri incelendiğinde, insan ölçeği ile uyumlu yapı gabarisi ve sosyal çerçevede şekillenen sokaklar öne çıkmaktadır. Eğim doğrultusuna paralel yerleşen sürdürülebilir yerel mimari örnekleri, yapı fiziği ve vista kullanımı açısından da büyük örnek teşkil etmektedir. Özellikle yoğun yağış gibi karadeniz ikliminin belirli karakteristlik özelliklerini barındıran bölgede, geniş saçak ve doğal malzeme kullanımı ön plana çıkmaktadır.

 MEKANSAL YERLEŞİM

Arazinin tabii haldeki düzenlenmemiş durumu, eğimin periyodik ve rasyonel bir biçimde bölünmesi ile sistematik hale getirilmiş; yapılar bu sistem üzerinde konvansiyonel şekilde yerleştirilmiştir. Özellikle eğitim yapıları bazında istenen güneybatı ışığından maksimum yararlanma eğilimi arazi eğimi ile de paralellik göstermektedir. Bu doğtultuda doğu-batı yönünde yapılaşan eğitim yapıları, pasif sürdürülebilir mimari mekanizmalarıyla da zenginleşmektedir. Mevcut eğimin bir başka potansiyeli olarak, eğitim yapılarının birbirlerinin vistalarını kesmeleri önlenmiş ve farklı kotlarda yer almalarına rağmen aynı ölçüde çevresel verilerden beslenmektedir. Son olarak, Botaş Hattı ve kapsamlı mevcut yol sistemi korunmuş, önerilen peyzaj müdahaleleri ile zenginleştirilmiştir.

Ada 01 :  Yerleşkenin kente açılan yüzü, eğitim ve ziraat fakülteleri ile desteklenmiş; böylece en fazla kullanıcı kitlesine sahip birimler ile kentin kucaklaşması sağlanmıştır.

Ada 02 :  Kampüs kullanıcılarının yerleşkeye ilk adapte olduğu sonrasında sosyalleştiği ve bu eylemi sürdürülebilir hale getirdiği öğrenci merkezi, yemekhane, kültür merkezi, kütüphane, spor alanları bu adada düzenlenmiştir.

Ada 03 : Merkezi Derslik ve Teknik Eğitim Fakültelerinden bağımsız düşünülemeyecek Sanat ve Tasarım Fakülteleri de, aynı mekansal yerleşim kurgusuyla bu adada biçimlenmiştir. Ayrıca mevcut dere yatağının da bir peyzaj öğesi olarak değerlendirilip sergi güzergahı şeklinde tasarım fakültesine entegre edilmesi planlanmaktadır.

Ada 04 :  Merkezi Derslikler, Teknik Eğitim Fakültesi ve Mühendislik Fakültesi şartname doğrultusunda korunarak yalnızca çevre peyzaj öğeleri yeniden düzenlenmiştir.

Ada 05 : Tıp fakültesi ve Hizmet Hastanesi, ada 04 de olduğu gibi korunmuş, bunun yanında genel yerleşimden ayrışarak kent kullanıcısının da aktif biçimde içerisinde yer alacağı şekle dönüştürülmüştür.

Ada 06 : Yapımı süren Uygulama Camii program bazında ilişkili olduğu İlahiyat Fakültesi’ nden ayrışmadan birlikte düşünülmüştür.

Bağlaç :  Coğrafi veriler sebebiyle birbirilerinden kopuk konumlanan yapı adaları, bir bağlaç ile birbirlerine kenetlenme ihtiyacı duymaktadır. Bu bağlamda tasarlanan Bağlaç, farklı kotlardaki yapıları birbirlerine bağlar, ve genel bir güzergah tafirler. Aynı zamanda, kullanıcılar için bir sosyalleşme mekanına ve zaman zaman seyir teraslarına dönüşür.

Bisiklet yolu gibi alternatif ulaşım araçlarını da bünyesinde barındıran bu çok katmanlı tasarım öğesi, gerek ekolojik gerekse sosyal yönden kullanıcıyı sürdürülebilir bir tavır takınmaya teşvik eder.

Yerleşke içerisinde bir döngü şeklinde varolan Bağlaç, her ne kadar yapay mimari öğeleri birbirlerine bağlasa da zaman zaman tabiata da dokunur.