Anamur Atatepe

Her bir yerleşim alanı, ister kent ölçeğinde ister kırsal ölçekte olsun, kendi imgesini yaratmak ve bununla var olmak üzere bir arayış eğilimine girer ve bunu gerçeklemek üzere çevre potansiyelleri kullanır. Söz konusu potansiyel, metropol düzeyinde bir kent için mevcut tarihi olabiliyor iken, yeni kullanıma açılmış ya da farklı sebeplerden ötürü fiziksel genişlemesi kısıtlı kalmış küçük çapta yerleşimler için coğrafi etmenler ve insan kaynaklı yapılaşmalar olabilmektedir. Bu bağlamda, Atatepe de Anamur İlçesi için imge ya da sembol olmaya aday, biricik coğrafi özellikleriyle hafızada kalması kolay bir veridir.

TARİHİ NİTELİĞİ & KONUMU

Atatepe, benzersiz coğrafi özeliğiyle kent belleğinde yerini almış, tarihsel süreç içerisinde de iftar vakitlerini duyurması amacıyla top atışlarına ev sahipliği yapmış, kimi zaman da çevresindeki sosyal yapılaşmalar için röper noktası teşkil etmiştir. Bir takım tarım ürünleri üretimi ve bu tür faaliyetlerin beraberinde getirdiği işbirliğine dayalı sosyalleşme olgusuyla adeta sosyal ve nitelikli bir doğal çevre haline gelmiştir. Tasarım alanı, Anamur Kenti’ nin kuzeybatısında yükselen, kente ve çevresine hâkim bir tepedir. Atatepe, bir manzara seyir noktası olması yanında, Anamur’ un kimi cadde ve sokaklarından bakıldığında, kent mekânı içerisinde hâkim doğal peyzaj öğesi olmayı sürdürmektedir. Bu bilgiler doğrultusunda Atatepe’ nin, mevcut doğal dinginlik ışığında, kapsamlı fakat yeterli ölçü ve büyüklükte bir sosyal merkez ile desteklemesi; üstelik söz konusu sosyal merkezin yalın bir dille tepeye karşı tevazu göstermesi büyük önem taşımaktadır.

HACİM

Atatepe, insani müdahaleler haricinde doğal oluşumuyla zaten kent vistasında önemli bir hacim kaplamaktadır. Kendisinin bir vista olmasının yanı sıra, hâkim manzara yönelişiyle de kent kullanıcıları için ilgiyi sürdürme gücünü yüksek tutmaktadır. Adeta bir alt küme biçimlenişi gibi, kent kullanıcısını heybetiyle çekmekte fakat bunu kendisi için değil, diğer manzara parametreleri için kullanabilme potansiyeline sahiptir. Böyle bir tepenin üzerine insani müdahalelerle konumlandırılacak bir yapı, söz konusu doğal oluşumun önüne geçmemeli fakat merak uyandırmalıdır. Bu sebeple, hacim biçimlenişinde gayet yalın geometrik müdahalelerle hızlı üretilebilir, uygulama süreci kısa zahmetsiz oluşturulabilir bir mimari dil benimsenmiştir. Düşeyde mimari bir seperasyon elemanının algılanmadığı, sadece plak hareketleriyle var olan sosyal merkez yapısı bu yönüyle mütevazı, aynı zamanda simgesel niteliktedir. Az müdahale ile birçok kuramsal tasarım ve fonksiyonel program sorunlarına cevap vermeyi amaçlayan yapı, konumlandığı yükseklik nedeniyle de kullanıcı algısını kendisinden çok çevresine yöneltmektedir. Hemen girişte yansıma havuzunun da kullanılması ile kent kullanıcısı ufuk çizgisinde gökyüzü ve onun sonsuz yansımasının birleştiğini görür. Bu yönüyle de kullanıcıda yarattığı mekânsal algı tamamen doğal veriler ışığında oluşturulur.

PROGRAM

Anamur Atatepe Sosyal Merkezi, düğün, davet, yemek gibi bir takım kapsamlı sosyal etkinliklerin bir arada ve eşzamanlı bir şekilde gerçekleşmesi amacıyla konu başlığı olarak az fakat yoğun bir program girdisine sahiptir. Üstelik böyle bir programa sahip yapının, servis alımını da kolaylaştıracak ve rasyonel bir şekilde işletilmesini sağlayacak müdahalelerle bir arada olması gerekir. Bu bağlamda, kent kullanıcısının yapıya dahil olduğu geniş rampa ile servis alanlarının ihtiyacına cevap verecek diğer düşey sirkülasyon boşluğu farklı noktalarda konumlandırılarak programın çakışması önlenir. Kent kullanıcısının asla farkında olmadığı servis koridoru, diğer tüm yardımcı birimlere eş zamanlı bir şekilde dolaşım fırsatı sunar. Bunun yanında, arazinin de doğal eğiminden faydalanarak restoran, çok amaçlı salon ve seyir terasları farklı kotlara oturmuş plaklara oturarak birbirinin türevi programların da ayrımı sağlanır. Her bir işlevsel mekan oluşumu, birbirlerinin manzarasını da kapatmamakta ve ergonomi & yapı fiziği anlamında kullanıcıya maksimum konfor şartları gereğince cevap verir.

Ek olarak, yarışma alanı ve ihtiyaç programının en önemli problemi olarak karşımıza çıkan program yoğunluğu,  oluşturulan dinamik yapı dili ile bölgenin dönüşümünü tetikleyen, farklı noktalardan kentli ile etkileşime giren ve dolayısıyla sosyolojik olarak sürdürülebilir, oluşturduğu kentsel balkon ile mekânsal olarak açık bir sosyal merkez kavramı sunan entegre bir tasarım dili benimsemiştir.