“Kentsel Dönüşüm Mimariyi Tektipleştiriyor”

Kentsel dönüşüm kavramının birçok noktadan ele alınması gerektiğini dile getiren OfficePan’ın mimarları, dönüşümün bina bazında ele alınması ve kısıtlayıcı yönetmeliklerle birlikte mimari dokunun tektipleştirildiğini belirtiyor.

OfficePAN ekibinden Cihan Sevindik, Zeynep Canan Sevindik ve Doğan Türkkan ile Kadıköy’de hayata geçirdikleri Çelem Loft projesini ve kentsel dönüşüme bakış açılarını konuştuk.

OfficePAN’ın ilk projesi olan Çelem Loft projesinden bahsedebilir misiniz?

Çelem Loft projesi kentsel dönüşüm kapsamında Kadıköy’ün Suadiye bölgesinde uygulamış olduğumuz ilk kentsel dönüşüm projesi. Mevcut yapı kullanıcı alışkanlıklarına paralel şekilde geliştirilen loft konsepti ile dönüşüm öncesindeki daire yükseklikleri aynı kalarak hak sahiplerinin yaşam sistematiğini koruyarak geliştimeye çalıştık. Buna ek olarak bölge için bir ilk olma özelliğine sahip Yeşil Bina konsepti ile tasarladık. Bu kapsamda yapıda;
– Enerji tasarrufu sağlayan ve az su tüketen armatürler,
– Bina içinde, doğal ışıkla aydınlatmaya öncelik veren mimari,
– VOC (uçucu organik bileşik) değeri düşük yapı malzemesi ve dekorasyon ürünleri,
– HVAC (ısıtma, soğutma ve havalandırma) sisteminde etkili çözümler,
– Çevreye duyarlı bina kriterleri ışığında üretilmiş yapı malzemeleri,
– Peyzaj uygulamalarında az su tüketen bitki ve ağaçlar,
– İç mekânlarda harekete duyarlı sensörler ile ışıklandırma,
– Yağmur suyu toplama ve gri su geri dönüştürme sistemleri,
– Ortak mahallerde enerji kullanımının minimuma indirgenmesine yönelik fotovoltaik/solar panel sistemleri
– Doğada kendiliğinden oluşan ve topraktan sızarak yapılarda biriken radon ve diğer zararlı gazların bertaraf edilmesi için boşluklu döşeme sistemlerini kullandık.

Ayrıca bütün bunlara ek olarak, oluşturduğumuz mimari kurgu ile gün ışığından maksimum fayda sağlanarak bina bazında sürdürülebilir bir yapı elde etmeye çalıştık.

Yeşil bina konsepti bağlamında ne gibi çalışmalar yapıldı?

Projenin hak sahipleriyle olan görüşme aşamasından uygulama aşamasına kadar ‘Yeşil Bina’ konsepti ile ilgili birçok çalışmamız oldu. Proje de 2 bodrum kat, bir dükkan, 8 normal daire ve bir de dubleks yer alıyor. Tavan yüksekliği 3.20 m olarak tutularak hacim alanı yüksek, ferah daireler elde edilmeye çalışıldı. Sürdürülebilir yapı kavramı ile ilgili olarak;
– Enerji kullanımında tasarruf,
– Su tüketiminde verimlilik ve tasarruf
– Geliştirilmiş iç mekân hava kalitesi, (Radon ve diğer kanserojen gazlardan arındırılmış)
– CO2 ve diğer kimyasalların salınımında azalma,
– Doğal ışıktan daha çok yararlanma imkânı,
– Bakım ve işletim masraflarının indirgenmesi,
– Yapıların kullanım ömrünün uzaması,
– LEED “Yeşil Bina” konsepti sayesinde projenin prestij kazanması,
– Binaların değerinin artması ve dolayısıyla satış ve kira değerlerinin daha yüksek olması gibi sistem bileşenleri geliştirilerek yeşil bina kavramı zenginleştirildi.

Projeyi tasarlarken ön planda tuttuğunuz kriteleriniz nelerdi?

Tasarımın ana kurgusu, rantsal dönüşüm yerine sosyal ve ekolojik sürdürülebilirlik döngüsü doğrultusunda şekillendi. Bu bağlamda tercih edilen pasif ekolojik sistem çözümlemeleri ile de orta ve uzun vadede yapının kendi kendine yetebilir ve kendi kaynağını üretilebilir hale gelmesi amaçlandı.

Çarpık kentleşmenin meydana getirdiği “Kimliksiz Kimlikleşme”, Kadıköy’de tanımsız bir doku meydana getirmiş durumda. Bu noktada dönüşüm kavramının yapı bazına indirgenmesi bizim için de sorunlu bir yaklaşım. Bunun yerine daha üst ölçekte alınacak kararların kent ve kentlinin entagrasyonuna katkı sunabileceğini düşünüyoruz.

Mevcut yapının gerek mimari biçimlenişi gerekse de kentin bu noktasına olan kentsel tavrı kent için bir röper olma niteliği taşıyordu. Bu bağlamda ilgili parsele inşaa edilecek yeni yapının da kendi referanslarını kendisinin oluşturmasını amaçlanarak röper yapı olma özelliğini devam ettirmesi planlandı. Bu noktada mevcut yapı stoğundaki kat yükseliği ve manzara yönelim yaklaşımları korunarak modüler bir sistem ile tanımlanan taşıyıcı strüktür, az malzeme ile birden fazla cephe varyasyonuna potansiyel oluşturdu. Bu potansiyel, farklı kat yükseklikleri ile de entegre edilerek klasik konut tipolojisi dışına çıkımaya çalıştık. “Loft” yaşam tarzı şeklinde tanımlanan ve şablon plan çözümlemeleri dışına çıkan konut projesinin, kullanıcılarının sosyal yaşantısını da zenginleştirmesini amaçlandık.

Kentsel dönüşüm projelerine bakış açınızı anlatabilir misiniz? Kadıköy ve Bağdat Caddesi en önemli bölgelerden biri, bu anlamda geliştirilen projeleri değerlendirebilir misiniz?

OfficePAN olarak genel anlamda yarışma projeleri ile öne çıkan bir ekibiz. Ancak gerek ofisimizin bulunduğu konum olarak gerekse de bölgede yaptığımız diğer konut projeleri ile kentsel dönüşüm projelerinin içinde yer alıyoruz.

Öncelikle “kentsel dönüşüm” kavramının birçok noktadan ele alınması ve farklı disiplinlerin içinde yer alması gereken bir konu olduğunu düşünüyoruz. Bu noktada dönüşümün bina bazında ele alınışı eleştirebileceğimiz ilk konu. Ek olarak kısıtlayıcı yönetmeliklerin, yapı çeşitliğini ve mimari doku gelişimini tektipleştirdiğini düşünüyoruz. Oysaki bölge için geliştirilebilecek üst ölçek yaklaşımlar ile güzel ve yeni bina yığınlarına sahip bir kent dokusu yerine, ölçeği ve kentsel mekanları ile kentlinin içinde yaşamaktan keyif alacağı, otopark ve yeşil alan ihtiyaçlarının karşılanabileceği, sosyal donatı eksikliklerinin giderilebileceği, alt yapı çözümlemeleri ile belki de örnek olabilecek sürdürülebilir ölçekli yaklaşımlar geliştirmek mümkün olabilir.

CATEGORIES

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir